AnaSayfa/Accueil/Home » Tüm Haberler » Dara’nın ne zaman kurulduğu bilinmiyor

Dara’nın ne zaman kurulduğu bilinmiyor

Dara’nın ne zaman kurulduğu bilinmiyor

Dara’nın ne zaman kurulduğu bilinmiyor

Bahe annesini göremeden iki yıl önce sonsuzluğa göçtü.

 

 

 

 

 

Öğrenciler ve rahipler gelen konuklarla birlikte ibadet ediyor ama yine onlarla birlikte çok güzel yemekler yiyorlar. Dış dünyadan haberler alıyorlar. Özellikle manastırdaki öğrenciler üzerinde büyük bir saygınlığı olan baş rahip Türker, Süryani toplumundan da aynı saygıyı görüyor. Kimi zaman gündelik manastır işlerinin dışında karı-kocaların sorunlarını bile hallettiği oluyor. Zaten Süryanilerde asla ayrılma yok. Onlar insanın öz eşini bir kez bulduğuna ve bunun asla değişmeyeceğine inanıyorlar. Bu bazen işlerini zorlaştırsa da. Deyrulzafaran gezip görülmesi gereken Mardin’in çok önemli manastır. Bir gün Mardin’e yolunuz düşerse mutlaka Deyrulzafaran manastırını ziyaret edin.

 

Mardin’e yolunuz düşerse mutlaka Deyrulzafaran manastırını ziyaret edin.

Mardin’e yolunuz düşerse mutlaka Deyrulzafaran manastırını ziyaret edin.

 

Burada, 1920’li yıllarda üç çocuğu ile birlikte Suriye’ye gitmek zorunda kalan Süryani bir anne, küçük oğlu Bahe’yi manastıra bırakmış ve yaşam öyküsünü iki yıl önce Montreal Türk Filmleri Festivali’nde izlediğimiz Bahe, ölünceye kadar annesinin bir gün kendisini almaya geleceği umudunu hiç kayıp etmemiş. Bahe Manastırın simgelerinden biri haline gelmiş. Ne yazık ki Bahe annesini göremeden önceki yıl yaşama veda etti.

 

Sağolsunlar dostlar, Mardin'da tarihsel Dara yerleşimlerini de gezdirdiler.

Sağolsunlar dostlar, Mardin’da tarihsel Dara yerleşimlerini de gezdirdiler.

 

 

Buradaki turu bitirdikten sonra yola devam… Dara harabelerine gittik. İlginç bir harabe.

Mardin’in 30 km güneydoğusunda, Mardin-Nusaybin karayolu üzerinde Antik Dara kenti kalıntıları bulunuyor. “Dağara” adı ise ‘Darius’un başkenti anlamında. Antik kaynaklarda Mezopotamya’nın Efes’i olarak tanınan yerleşim, İpek Yolu üzerindeki en önemli yerleşimlerden biri. Burada yapılan arkeolojik kazılarda ortaya çıkan kalıntıların dünyanın ilk su barajına ait olduğu sanılıyor. Mezopotamya’nın önemli antik yerleşimlerinden Dara’nın ne zaman kurulduğu tam bir kesinlik kazanamamış.

Dara antik kentinden günümüze kale (Daras Anastasiupolis), kilise, köprü, su kanalları, su sarnıçları, arasta, kaya mezarları ve sivil yerleşim binalarına ait kalıntılar gelebilmiş ancak. Bu kalıntılara dayanılarak kuruluşundan itibaren Ahamanişlerin tanrısı Ahura Mazda’ya inanıldığı ve bunun için de bir takım ateş kuleleri yapıldığı görülmüş.

Antik kentten günümüze kalıntıları gelebilen moloz taş, tuğla ve kesme taştan yapılmış olan surlara dayanılarak çok iyi korunmuş bir kent olduğu anlaşılıyor. Günümüzde bu surların içerisinde kentin önemli yapıları olan kilise, saray, cami, arasta, köprü ve sarnıçların izleri görülüyor.

Surların içerisinde bulunan İç Kale ise şehrin kuzeyinde 50 m. yüksekliğindeki tepe üzerinde tüm yöreye hakim biçimde kurulmuş. Bu tepenin yamaçlarında ve çevresinde de sivil yaşama ilişkin evlerin kalıntılarına yer yer rastlanıyor. Görüntü olarak muhteşem bir yer.

 

 

Sürecek

 

 

Kıraçta Yeşeren Uygarlık önceki bölümler»

 

 

Zehra Özen / Bizim Anadolu / 11 Haziran 2016

 

Paylaşın, dostlarınızın da haberi olsun…

 

 

 

Share with your friends / Partagez avec vos amiEs / Dostlarınızla paylaşın...
  • 1
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
    1
    Share