AnaSayfa/Accueil/Home » Gündem-Güncel » Afrin, Gökova, Aydın Doğan ve de Atatürk’e Savaş…

Afrin, Gökova, Aydın Doğan ve de Atatürk’e Savaş…

Afrin, Gökova, Aydın Doğan ve de Atatürk’e Savaş…

Afrin, Gökova, Aydın Doğan ve de Atatürk’e Savaş…

137 yıl sonra toprak kaybetme imajını 349 yıl sonra toprak fethettik havasıyla unutturmak ve haklı Afrin çıkarmasını ranta dönüştüren içerideki Gökova çıkarması!!

 

 

 

 

 

 

 

22 Şubat 2015’te, Suriye’deki vatan toprağı Süleyman Şah* Saygı Türbesini terk ederek; Osmanlı’nın 137 yıl sonra (93 Harbi/1877-1878), Türkiye Cumhuriyeti kuruluşundan 92 yıl sonra toprak kaybetmeyi, 1669 Girit fethinden tam 349 yıl sonra toprak fethettik hamaseti ile unutturma süreci mi işletiliyor?

Doğrusu;

Girit’in fethedildiği 1669’dan bu yana, yani 349 yıl sonra ilk kez toprak fethettik moduyla, yani, “Dirilişi Afrin’le başlattık” itirafıyla “Diriliş Ertuğrul” benzeri “Diriliş Erdoğan” imajı ve ÖSO potansiyel fetih ordusunun öncü gücü izlenimi yaratmak! Ya da; dışarıda aferin dedirten haklı Afrin çıkarması yapılırken içeride Gökova Körfezi’ne çıkarma kurgulayıp; Akyaka, Turunç ve Akbük gibi koyların yer aldığı Gökova Körfezi’ni imara ve imama açmak!!

Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun dizelerindeki mavi deniz imara açılıyor; [[“Mavi gezi bir ağaçtır/ Dalları deniz/ Mavi gezi bir bahçedir/ Gülleri deniz / Mavi gezi bir gelindir/ Telleri deniz/ Mavi gezi bir beşiktir/ Bebeği deniz / Mavi gezi bir cennettir/ Ellenmemiş, dillenmemiş/ Mavi gezi bir masaldır/ söylenmemiş/ yazılmamış, çizilmemiş.”]]…

“Cennetin izdüşümü” diyorum, çünkü; ülkemin gök mavisi çatının ve yer mavisi denizin oluşturduğu, mevsim renklerin; ‘yeşil, sarı, kahve, morun, beyazın’ bezediği büyüleyici gizemin görsel şöleni benim ülkem… Birileri bu “Cennetin izdüşümünü” resmen; Cehennemin izdüşümüne dönüştürme savaşı içinde..

Evet; dışarıda Afrin’e çıkarma yapıyoruz, içeride ‘Cennetin izdüşümü’ Artvin’e yaptığımız gibi, bir başka ‘Cennetin İzdüşümü’ Gökova’ya çıkartma yapıyoruz…

Doğa cenneti Akyaka, Turunç, Akbük gibi koyların da yer aldığı Gökova Körfezi’nde sit alanları Bakanlar Kurulu Kararı ile daraltıldı. Gökova Körfezi, Marmaris, Ula, Merteşe Bölgesi Bakanlar Kurulu Kararı ile imara açıldı. 16 Mart’ta Resmi Gazete’de yayımlanan karara göre, Akbük’ten Bördübet Koyu’nun olduğu alana kadar orman ve deniz kıyılarının yer aldığı şeritte sit alanında daraltmaya gidildi. Karara göre 1’inci sit alanında 34.162 hektarlık alan, 12.544 hektar olarak belirlendi. Bu alanın 2.447 hektarı denizde yer aldı.

 

Gelelim haklı Afrin çıkrtmasına:

Emin Çölaşan emin olmak için soruyor; Bu ÖSO neyin nesi, kim besliyor? Arabistan ve Katar ve bonus man kafa mı?..

ÖSO Afrin’de yağma yapınca ürktü hazret: “ÖSO gerçekten yağmacı-çapulcu çıktı. SAM amcamla ŞAM’a ÖSO ile giremem!!” der gibi oldu…

Ben hem soruyor hem söylüyorum: “ÖSO yoksa alo fetih hattının alternatif çapulsu ordusu mu?”

 

Söylüyorum: Suriye, Irak, hatta İran sınır ötesinin temizlenmesi yurtseverliğim ve güvenliğim için zorunlu gereklilik… İyi de buradan çekildiğin an tekrar doluşmayacaklar mı, PKK, YPG vd? Hani diyorsunuz ki buralar sahiplerine verilecek… Bu sahipler Suriye, Irak ve İran olduğuna göre onlara teslim edilecek. Eğer teslim değil de, Suriye’de temizlenen bölge çapulcu paralı IŞİD kırması kesime teslim edilerek Suriye iktidarına seçenek hükumet oluşturulacak ise, Irak ve İran’da da benzer süreç işletilecek demektir… Buna izin verilir mi? Bence verilmez. Çünkü çok tehlikeli. Bunu yapacağına topraklarımıza kat topraklarını, daha az tehlikeli olur… Böylece Esat’ı ve diğerlerini de zaman içinde devirip topraklara toprak katarsın. Atatürk Anadolu’yu kurtarmıştı, sen de Anadolu’ya topraklar katarak Osmanlı fetih ruhunu geri getirir tarihe geçersin. Doğaldır ki, yarıştığın Atatürk’ü de… Biliyorsun Osmanlı en son 1669 Girit’in Fethi ile toprak fethetmişti; tam 349 sene sonra toprak fethetmiş olacaksın… Sonrasında tüm İslam dünyasının onayı ile halife… Ve yeni Cumhuriyet’in adı da “Eydogan imparatorluğu”… yok-yok bu çizmeyi aşmak, hatta asmak olur, en iyisi yeni imparatörlüğün adı; “Yesyeni Osmanlı İmparatorluğu” olsun… Sarık ve fes ile terk ettiğimiz topraklara sarığımız ve fesli Kadir ile geri döneriz. Nereden çıktı Fes ve Sarık demeyin! Baksana; üniversiteden kovulup ABD’de profesör yapılan, Mardin Aruklu Üniversitesi’ne Rektör olarak atanan, bir araştırma görevlisine “Okulumda kız gibi hoca istemiyorum” diye hakaret eden, yetmez gibi silah gösterip tehdit eden, Arap şeyhleri gibi giyinip fotoğraflarını sosyal medya hesabından paylaşan, “Kendisi İslam alimidir” denen Mardinli doktorasız profesör, Ahmet Ağırakça’dan skandal sözler: “Akademisyenler için kep değil, sarık daha uygundur.” Yakında kızlara ve kadınlara türban, öğrencilere fes… Öylesine ileriyi görüyor ki doktorasız ve akılsız çakma rektörler, ileriyi göremeyen Arabistan başörtüyü-çarşafı atarken, o türbanlıyor, sarıklıyor ve fesliyor ülkemi, pes doğrusu!! Emperyalizme ilk tokadı Çanakkale’de Anadolu insanıyla atan Atatürk eğer 18 Mart Çanakkale zafer kutlamalarında kendi kurduğu Diyanet tarafından kutlanmıyorsa Ahmet Ağırakça’ları bu siyasi iklimde yaşayacağız…

Şimdi aklıma geldi: Bugününün teknolojisiyle yanıbaşımızdaki Afrin’e 2 ayda girmemize karşın, o günün teknolojisi ile, 20 Temmuz 1974 günü başlayıp 2 günde Kıbrıs’ın yarısını alan Karaoğlan Bülent Ecevit ve Necmettin Erbakan, Osmanlı’dan, yani 1669 Girit fethi sonrası toprak fetheden lider,.. Olsun, o fethettiğini yavru vatana, yani gerçek sahiplerine teslim etmişti… Sen teslim etme, teslim almaya devam et… Ben senin ruhunu ve niyetini okudum. Umudum o ki, sen bu ülkemizin canına da okuya…

Önüne ne konursa onu okuyor. Komünizm bitti, o hâlâ komunistleeeer diye feryat ediyor; “Boğaziçi’deki o komunist öğrencileri okuldan atacağız…” diyerek. Neymiş efendim; Afrin şehitleri için lokma dağıtmış bir kesim, diğer kesim de karşı çıkmış… ABD’nin Soğuk Savaş döneminde yürüttüğü ve sömürdüğü ve de güttüğü ülkelere sunduğu “Komunist” propagandanın bittiğini ülkemizde hâlâ anlamayan angut danışmanlar var… Hadi, bölücü dese anlarım da, kominst suçlaması getirmesi resmen sola bakışının ön egzersizleri geldi bana…

Gençlik kesimi bir harika. Astıkları pankarta bakar mısınız; “Reis bizi Münbiç’e götür. Afrin’den bir şey anlamaduk.” diyen hödük(ler), Afrin’de verdiğimiz 49 şehitle resmen alay ediyorlar. Hadi gidelim dense köşe bucak kaçar bu hödükler… Bakmayın yanımızda kefenle dolaşıyoruz diyenlere… Osmanlılar için “Kefeni başında gezer” derler ya bu soytarılar da ona vurgu yapıyorlar…

 

Neler demiyorlar ve de dedirtmiyorlar ki;

AKP Milletvekilleri Recep Konuk ve Salim Uslu; “Şeker fabrikalarının özelleştirilmesine karşıyız…” Bir başka AKP Milletvekili Şamil Tayyar, “FETÖ pazarı var. Milyon dolar veren, FETÖ’cülükten ayrılıp karşı tarafa geçiyor…” İnsanın aklına gelmiyor değil; “Bunlar potansiyel FETÖ’cü mü, solcu mu yoksa yolcu mu?” sorusu…

Acaba diyorum, yıllardır seçilmelerine karşın bakan olamamalarının isyanı mı? Bu konuda Salim Uslu’nun durumu içler acısı. Düşünün, HAK-İŞ Konfederasyonu başkanı iken danışmanı olan Jülide Sarıeroğlu Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı yapılması… Önce solcu, sonra FETÖ’cü, ardından Bakan… Nasıl bakarsınız?.. Nedir bu şimdi?.. Acaba, acaba? Gel de acayipleşme!.. Yazık oldu Salim Uslu’ya, TBMM’nin cengaveri idi. Rahmetli Kamer Genç’i ite kaka kürsüden indirmesi de işe yaramadı… Başka şey olamayacağı için, bakanlığa bakakaldı…

Dedirtiyorlar;

Bartın Milli Eğitim Müdürü Yaşar Demir;

Adam, uzak zamanda (2014) yılbaşı kutlamalarının Hıristiyanlık propagandası olduğunu SMS üzerinden tüm öğretmenlere gönderen adam. Yolsuzluktan dolayı memuriyet yapamaz denen bu adam yakın zamanda da (2018), “Başı açık öğrenciler beni öfkelendiriyor…” diyen adam. Ve ardından, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın 18 Mart törenlerine dair yazısında yer alan ‘Atatürk posteri asın’ emrini siliyor. Ki bu zat; “Elimizdeki imkânlar Atatürkçülerin elinde olsaydı eli silahlı terörist yetiştirirlerdi” diyen zat ve hâlâ milli eğitim müdürü… Eee, sen Diyanet hutbesinde ve Çanakkale kutlamalarında Atatürk’ü silersen böylesi zatlar zartlar ve de ortamı kokutur…

 

İzin verin şunu da anlatayım: Aydın Doğan, Doğan Medya’yı iktidar yanlısı ve yanlışı Demirören’e 1.5 milyar dolara sattı. Demirören bu parayı nereden bulacak? Para Niğde Aksaray’dan gelmesin!? Aydın Doğan diyor ki; “50 yıldır medyadayım. 80 yaşında oldum, yoruldum…” İyi de gençlere, çocuklarına neden değil de, senin gibi 80 yaşındaki Erdoğan Demirören’e sattın! Yoksa; satmazsan, 28 Şubat’ın medya sorumlusu olarak seni içeri atarım tehdidi mı aldın?

 

Atatürk’e savaş açan bir ülke

 

Nasıl bir ülke mi? Nasıl olacak; Atatürk’e savaş açan; Çanakkale ve Kurtuluş savaşını 15 Temmuz ve 18 Mart Afrin operasyonu ile örtüştüren ülke ve de kız arkadaşını dağa kaldırtan, Zülfikâr kılıcı elinde Kerkük-Musul’u alacağız diye nara atanların valilik yaptığı ülke…

 

Vesselam kısa kelam; ülkem 5. sınıf adamlara teslim!

 

*: Osmanlı Devleti’nin kurucusu Osman Bey’in büyükbabası Süleyman Şah 1086 yılında Suriye’nin kuzeyindeyken Fırat Nehri’ni geçtiği sırada boğularak hayatını kaybetti. Cesedi yakınlardaki Caber Kalesi’nin eteklerine defnedildi. 1886 yılında da Osmanlı padişahı II. Abdülhamit tarafından…

 

 

http://tr.zer.news/2018/03/akademisyen-sarik.html

 

evesbere@mynet.com

 

Tüm Yazıları»

 

Şevket Çorbacıoğlu / Bizim Anadolu / 29 Mart 2018

 

Paylaşın, dostlarınızın da haberi olsun…