GÜNCEL HABER

 

Atakama Geçidi yolunda bir Türk


EVNUR TARAN

TORONTO - Haziran 2008'de Moğolistan'ın Gobi Çölü'ndeki koşusunu dünya altıncısı ve 30-39 yaş grubu arasında Kanada birincisi olarak tamamlayan Torontolu gençlerimizden Dr. Mehmet Danış, bugünlerde tekrar harıl harıl koşu hazırlığı içinde. Bu seferki hedefi Şili'deki "Atacama Crossing / Atakama Geçidi".

"4 Çöller" adlı bu koşuları "Racing The Planet / Yeryüzünde yarış" adlı uluslararası bir kuruluş düzenliyor. Bu kuruluşun beyni Mary Gadams Hong Kong'ta yaşayan genç bir Amerikalı. İlk olarak kendisinin de katılacağı, 29 Mart 2009'da başlayacak olan "Atakama Geçidi" koşusuna 25 ülkeden yaklaşık 100 koşucu katılıyor. 4 Kanadalı arasında yer alan Dr. Danış, yarışmanın tek Türk koşucusu.

Kendisini aradığımda yürüme bandının üzerindeydi. Dr. Danış'ın temposuna ayak uydurmak olanaksız; birden nefesim kesilecek sandım. Oysa kendisi hem koşuyor, hem de rahat bir şekilde sorularımı yanıtlıyordu.

Dr. Danış'a sorularımız ve yanıtları şöyle oldu:
- Bu işe en başında nasıl kalkıştınız?
- Ben her zaman mümkün olmayanın peşinden koşarım. Bence, hep mümkün olan şeyleri denemeye kalkarsak, daha büyük başarılara ulaşamayız. Her Türk'ün bildiği gibi, tahtadan yapılmış gemilerle karadan İstanbul'a ulaşmak veya bir çölde 250 km koşmak mümkün olamayacakların da olabileceğini kanıtlar.

- Yanılmıyorsam, geçen yıl Gobi'de "United Way" ve "Canadian Cancer Society" yararına yarışmıştınız. Bu yılki niyetiniz nedir?
- Bu sefer "United Way of Toronto" yararına koşacağım. Bu sene her zamankinden 2.5 milyon daha az yardım elde ettiler. Şüphesiz hepimizin üstünde ekonomik baskı var ama, ihtiyaçlarını kendileri karşılayamayacak durumda olanlar bir sene öncesinden daha zor durumdalar. Alışveriş merkezlerinin hâlâ dolu olduğunu görünce, sanıyorum yapabileceğimiz daha çok şeyler var.

- "Atakama Geçidi" için hedefleriniz nelerdir?
- Gobi Çölü yarışındaki başarımda gördüğünüz gibi hazırlık çalışmalarım bir ekip çalışması neticesinde olmuştu. Atakama Geçidi'nde her ne kadar yalnız koşacaksam da, bitiş hattına bütün yarışçılarla birlikte ulaşacağım.

- Yarış sırasında sizin de blog'unuz olacak mı? Bizim Anadolu okuyucularının izlemeleri için vereceğiniz bir internet adresiniz var mı?
- Yarışı en güncel şekilde bu siteden takip edebilirler:
http://www.racingtheplanet.com/

Ayrıca benim bu gayretimi destekleyip, United Way Toronto'ya yardım kampanyasına katılmak isteyen "Bizim Anadolu" okuyucuları aşağıdaki link ile bana da ulaşabilirler:
http://giveadamn.ca/blog/post/How-I-came-to-e2809cGiveADamne2809d-about-Toronto.aspx

- Yarışçılar yarış sırasında kendi eşyalarının yanı sıra yiyeceklerini de kendileri taşıyorlarmış. Bize bir yarış gününü anlatır mısınız? Sabah çadırınızda dişlerinizi takırdatan, dondurucu bir soğukla uyanıyorsunuz; ya sonra?

- İlk Gün:
Sabah 6'da uyanma zili çalar.

On kişilik çadırımız içinde uyanıp uyku tulumlarımızı toplarız. Sabah kahvaltısı olarak 3-4 paket "quaker oatmeal" ve 1 litre su içeriz. Yaklaşık 10 kilo tutan bütün eşyalarımızı sırt çantalarımıza yerleştiririz.

Ben, 2 şişe su ve 'electrolite powder' "tuz"u sırt çantama alırım ve yere kazılmış, 1 metre çapında bir delikten ibaret tuvaletlere doğru yol alırım.

Kimimiz ayakkabı bağlarını bağlar, kimimiz sırt çantasını düzenler, kimimiz de dua eder ve "Koşu Başlama Atışı" için hazırlanırız.

Saat 9'da "Koşu Başlama Atışı" yapılır.

İlk 10 km'yi en hızlı şekilde ilk duraklama noktasına kadar koşarım. 1 litre su alıp sırt çantamdaki şişeleri doldururum.

İkinci duraklama noktasına daha yavaş bir tempoda koşup, su alırım.

Üçüncü duraklama noktasına da aynı süratte koşup, tekrar su şişelerimi doldururum.

Geri kalan 10 km'yi en hızla koşar ve birinci etaptaki bitirme çizgisine varırım.

Büyük bir umutla bütün bu koşu 4-5 saat alır. (Öğleden sonra 1- 2.30 gibi)

Yarış sonrası:

İçebildiğim kadar suyu tuz ile içerim. Gölgede uzanıp, ayaklarımı havaya kaldırırım. Bu şişmeyi önler. Buzlukta kurutulmuş, paket içindeki hazır yiyeceğimi suyla karıştırıp yerim.

Tekrar, SU SU SU içerim.

Hep birlikte akşam 8'de uyuruz.

- Bir sonraki "4 Çöller" yarışınız hangi çölde olacak?
- Muhtemelen Atakama Geçidi "4 Çöller"deki son yarışım olacak. Eğer bir kere daha katılırsam Mısır'daki "Sahra Çölü"nü tercih ederim. Büyük bir ihtimal, gelecek koşularım Toronto içindeki hayır derneklerinin düzenlediği yarışlar olacak. Özellikle bu yaz için bazı planlarım var; Toronto Lakeshore'dan başlayıp Kingston Lakeshore'a kadar olan 250 km'yi 48 saatte koşmayı deneyeceğim. Bütün umudum, bazı şirketlerin beni desteklemeleri ve yardımlarını doğrudan yararına koştuğum kuruluşa bağışlamaları.

- Sizi örnek alacak gençlerimiz için önerileriniz?
- Lütfen rahat etmeyi ve mutluluğu birbirine karıştırmayın.

Zorluklardan, sıkıntı ve ağrı çekmekten korkmayın. Hayatta en büyük ve saf zevklere yoğun bir gayret, sıkıntı ve hatta sancı (çocuk doğurmak, en zor üniversitelerden mezun olmak, bir ev inşa etmek, bir maratonda koşmak veya 6 maraton gibi..) ulaşılmıştır.

Lütfen hayallerinizin ötesindeki, başaramayabileceğiniz bir şeyi denemekten korkmayın. Gerçek macera budur. Aynı zamanda bu gerçekten yaşamaktır, sadece var olmak değil.

En büyük başarılarınızdan bazıları birçok başarısızlıklardan sonra gerçekleşir.

Hiç bir zaman kimseye, hatta büyüklerinize ve öğretmenlerinize bile hayallerinizin gerçek dışı olduğu veya mümkün olamayacağını söylemelerine izin vermeyin.

Hayalleriniz hakkında konuşun. Yüksek sesle söyleyin. Yazın. Bu, ilk basamak olacaktır.

Ve sonra;

Hayallerinize yaklaşmak için ne gerekiyorsa yapın. Beklemeyin. Gelecek kimseye vadedilmemiştir.

Uygun zamanın gelmesini beklediğiniz sürede hayalleriniz yavaşça yok olur gider.

Yedi gün süre ile 250 kilometre koşulan "4 Çöller" yarışları dünyanın en büyük ve geçilmesi en zor çöllerinde gerçekleştiriliyor. Bu çöller, "Yarı Tropikal", "Serin Sahiller", "Soğuk Kış" ve "Kutuplar" olmak üzere dört kategoriye ayrılıyor ve bu sıralama içinde dünyanın en kuru, en sıcak, en soğuk ve en rüzgârlı olanları seçiliyor. Bu, "Kuş uçmaz, kervan geçmez..." çöllerde yarışma cesaretini gösterenler aynı zamanda doğa ve kültür bakımından yer kürenin en zengin köşelerine ulaşıyorlar.

Aralarında doktorlar, akademisyenler, bankacılar, iş sahipleri, sanatçılar, gazeteciler, başarılı atletler, ordu mensupları, ev hanımları, anne ve babaların bulunduğu yarışmacılar, Uygur, Moğol, Kazak, Atakamenos yerlileri ve Bedevilerin benzersiz misafirperverliğiyle karşılaşıyorlar.

Bu yarışları dereceyle bitirmek bir yana, sadece katılmak ve başlayıp bitirmek başlı başına bir olay.

2008 yılı "Atakama Geçidi" yarışçılarından Kuala Lumpurlu PJ: "Haşlayıcı sıcak altında tuz tarlalarından geçmenin ne kadar zor olduğunu tahmin edemezsiniz. Tuzun üzerinde yürümek milyonlarca kırık cam parçalarının üstüne basmak gibi. Bazı yerler çok yumuşak, ayağınız içine gömülüyor ve dengenizi kaybediyorsunuz. Bazı yerler ise üzerinde yürünemeyecek kadar sert, dizler ve ayak bilekleri için çok zorlayıcı..." diyor.


"Atakama Geçidi"ni Türk Bayrağıyla koşacak olan Dr. Mehmet Danış'a bu zorlu yarışta başarılar diliyoruz.

Mart 2009