|
Bir
ağız tadı sanatçısı: Ahçıbaşı Fisun Ercan

ÖMER ÖZEN
Yıllar önce
izlemiş olduğum Jean Reno ve Juliette Binoche'un oynadığı
bir Fransız filmi vardı: 'Havaalanı'. Grev nedeniyle
havaalanında kalan yolcuları, bu arada bir erkek ve kadının karşılaşmasını
konu ediniyordu.
Jean Reno
ABD'de yaşayan ünlü bir ahçıydı ve kaldıkları otelin mutfağına
girip Juliette Binoche'a bir sanatçı titizliğiyle yemek hazırlıyordu.
Geçen dönemlerde
TRT'de yayınlanan ve internet üzerinden izleme olanağı bulduğum
bir Kore dizisi vardı: 'Saraydaki Mücevher'. Saraydaki
entrikalardan çok, benim ilgimi çeken sarayın mutfağı, mutfakta
en iyi yemeği yapmak için birbirleriyle yarışan 'Saray Leydileri',
hangi yemeğe hangi ot konulur, o otun sağlığa ne gibi yararları
vardır gibi ayrıntılardı.

Su Lokantası'nda
Fisun Ercan'ı dinlerken de hep bunları anımsadım. Yemek yemek
sadece işkembeyi doldurmak değil; yemiş olduğumuz yemeğin tadına
varmak, bir ağız tadı kültürü edinmek. Bu, aslında gelmiş olduğumuz
Anadolu'muzun her yöresinde ayrı ayrı yaşanıyor.
Fisun Ercan
da aileden gelen bir ağız tadı geleneğiyle yetişmiş titiz bir yemek
sanatçısı.
Evdeki yaşamın
mutfakta geçtiğini belirten Fisun Ercan, babasının çok iyi
bir 'gurme' olduğunu, dışarıdan geldiğinde getirmiş olduğu öteberiyle
annesine şu ya da bu yemeğin nasıl yapılacağını da en ince ayrıntısına
varana dek tarif ettiğini büyük bir coşkuyla anlatıyor.
Yemek işinin
kendisi için önceleri bir hobi olduğunu söyleyen Fisun Ercan,
Türkiye'de her yemeği yöresinde yemeye çalıştığını, 'Adana kebabı
yemek için Adana'ya gittiğini vb belirtiyor.
Yaşamış olduğu
İzmir'de en iyi yemek yerleri de kendisinden sorulurmuş arkadaşları
arasında; en iyi balık nerede yapılır, en iyi kuru fasulye nerede
yenilir; ona sorulmadan gidilmezmiş.
Türkiye'de iktisat
okuyan, Montreal'de bilgisayar programcılığı okuyup bir süre o alanda
da çalışan Fisun Ercan'ın aklında yemek işi yokmuş. Çevresindekiler
kendisinin bu yöndeki titizliğini ve uzmanlığını görünce, neden
bu işi yapmıyorsun diye baskı uygulamışlar. O da, olabilir demiş
ama, hemen soyunmamış işe. Önce LaSalle Koleji'ne
gidip ahçılık eğitimi görmüş, 'chef cuisinière' belgesi almış. Eş
deyişle, Fisun Ercan belgeli, diplomalı bir Ahçıbaşı.
Şöyle
söylüyor Fisun Ercan: "Burada yemek sanatını gözlemlediğimde,
nasıl olur da, derin, geniş bir yemek kültürümüzü, Türk Mutfağını
tanıtamadığımıza üzüldüm. Osmanlı'dan gelen saray mutfağı, Anadolu
kadınlarımızın yokluktan var ettikleri değişik ağız tatları, her
yörenin, her köyün, dahası neredeyse sokaktan sokağa değişen zengin
bir ağız tadı kültürümüz var bizim."
Yapmış olduğu
işi en iyi biçimde sunmaya çalışan Ahçıbaşı Fisun Ercan, yurtdışında
en zorunu seçerek Türk Mutfağıyla işe girişmiş: "Genel,
alışılmış bir mutfağı yapmak isteseydim, daha kolay olurdu"
diyor. Ama ülkesinin kültürüne bağlılıktan, yapılması gereken
bir özgörev olarak Türk Mutfağını seçtiğini sözlerine ekliyor.
Bu arada şunu
da anımsatmadan edemiyor: "Yurtdışında Türk Mutfağı sunan
bir lokanta açmanın başka bir zorluğu daha var. Türkiye'de kebapçınız
ayrıdır, mantıcınız ayrıdır, sulu yemek lokantanız ayrıdır, dahası
tatlıcınız ayrıdır. Ama yurtdışında bunun hepsi olmak zorundasınız.
Toplumunuz her şey olmanızı, her şeyi yapmanızı ister."
Fisun Ercan
böyle bir şey yapmak istemediğini, çünkü kendisinin "hiçbir
zaman gerçek bir mantıcının kalitesine ulaşamayacağını, bir adana
kebapçısının kalitesine ulaşamayacağını" belirtiyor
ve ekliyor: "Herkesin bir ustalık alanı vardır. Gördüğünüz
gibi bazı ızgara çeşitlerimiz var ama, ben bir dönerci değilim,
pideci değilim. En iyi bildiğim şeyleri en iyi biçimde sunmaya çalışacağım."
Yemek yapmak
kuyumculuk gibi, titiz, ince bir sanattır. Bir süre gazetemizde
yemek kültürü üzerine yazılar da yazan diplomalı Ahçıbaşı Fisun
Ercan, Türk Mutfağını en iyi bildiği biçimde Montreal gibi büyük
bir rekabet ortamında sunmaya, tanıtmaya devam ediyor. Yoğun işleri
dolayısıyla yazılarına uzun süre ara veren Ahçıbaşı Fisun Ercan,
umarız işlerinden zaman bulup okurlarımıza bu güzel kültürü
yazılarıyla da sunmaya başlar.
Restaurant
Su, 5145, Wellington Verdun, (514) 362 1818
http://www.restaurantsu.com
info@restaurantsu.com
Fotoğraflar:
Ömer Özen
Mart 2009
|