|
Avrupa'ya gidip 'Ev İdaresi' eğitimi almıştı...
Bir
100. yaşgünü ve Türkiye'nin ilk eğitimli ev yöneticisi Müceddet
Köktürk

EVNUR TARAN
Görmüş geçirmişliğin
doruğunda olan Müceddet Hanım'ın çok yakında 100'üncü yaşını
kutlayacağız. Kendisini Toronto'da Jane & Weston'ın oralarda
kaldığı bir huzur evinde ziyaret ediyoruz. Her ne kadar etrafında
yakınları, birlikte doğup büyüdüğü arkadaşları olmasa da, etrafını
saran "Kader Arkadaşları" ile mutlu gözüküyor.
Salona girdiğimizde,
bir grup arkadaşının ortasında oturmuş, bir şeyler anlatıyordu.
Neşeli bir şeyler olmalı ki, uzaktan gülmeleri duyuluyordu. Aslında,
arkadaşlarıyla birlikte her biri birer tarih küpü. Kendilerini dinleyenler
olduğunda anlatacakları pek çok şey olmalı.
Müceddet
Hanım, keskin bakışlarıyla uzaktan hemen İsmail Aycan
ile eşi Kati'yi tanıdı ve yerinden fırladı. Yürüteci ile
koşarcasına yanımıza geldi ve bizi odasına doğru yönlendirdi. Benim
kendisi ile kişisel olarak ilk karşılaşmam idi. Ama Müceddet
Köktürk ismini seneler önce Türk Kültür ve Folklor Derneği'nin
sekreterliğini yaptığım yıllardan bilirim. Ne zaman gönlünden kopsa
bize bir çek yollardı. Benimle aynı dönemi paylaşan arkadaşlar da
hatırlayacaklardır Müceddet Hanımı.
Çok sevindi
İsmail Bey'leri gördüğüne. Ben de, hazırladığım soruları
sormak için sabırsızlanıyordum. Ne var ki, benim sorularıma cevap
vermekten ziyade kendisi bana bir sürü soru sormayı tercih etti.
İlk sorusu: "Siz de bu binadan mısınız?", "Hayır"
deyince durakladı. Anlaşılan, yaşadığı bina artık kendi dünyası
olmuş. Çok sık "Hayat çok kısa" diye tekrarladı.
İstanbul'u hatırlıyor, doğduğu şehirmiş. "Çok zengin
bir şehir, çok büyük, her şey var orada." dedi bir
kaç kere. Uzakta olduğunun bilincinde ama, hemen toparlıyor kendini
ve neşeli tavrına dönüyor.
Yaşlanmanın
cilveli yanı, Müceddet Hanım'ın ağzından kendisi ile ilgili
fazla bilgi alamıyorum. Geçmişte kendisi ile hoş anılar yaşamış
eski dostları yardımıma yetişiyor. Türkiye eğitimli edebiyat öğretmeni
Pervin Hüner, Müceddet Hanım'ın yeni Türkçe'ye çok meraklı olduğunu
ve kendisinden hep yeni kelimeler öğrendiğini söylüyor.
 |
Özellikle kendisinden
çok sonra mezun oldukları halde okuldaşları Müceddet Hanım'ı
yalnız bırakmamışlar. "Ankara İsmetpaşa Kız Teknik Yüksek
Öğretmen Okulu" mezunları Süheyla Serpolat, Yurdanur
Alaybeyoğlu ve Işık Hazneci arkadaşlarla heyecanlı bir şekilde
toplanıyoruz. Dile kolay, bir "Yüzyıl" kutlaması
hazırlığı içindeyiz. Birlikte çekilmiş bir sürü fotoğraf; Müceddet
Hanımla ilgili yazılmış mecmua, gazete kupürleri ve hoş anılar
bir araya getiriliyor. Süheyla Hanım, özenle saklamış gazete
kupürlerini. Müceddet Hanım'ın Avrupa'da "Ev İdaresi"
tahsil etmiş ilk Türk kızı olduğunu öğreniyoruz. Maarif Vekaleti'nin
bursuyla 1933 yılında Viyana'ya, daha sonra da Berlin'e yollanmış.
Döndükten sonra da mezun olduğu okula öğretmen tayin edilmiş. 1946
yılında da eşi ile birlikte Kanada'ya yerleşmişler.
1968'de Kanada'ya
yerleşen Serpolat ailesi: "O tarihlerde Toronto'da
100 kadar aile idik" diyorlar. Acaba 1946 yılında kaç
Türk vardı?
Kanada'ya gelen
ilk Türklerden olan Müceddet Hanım'a nice sağlıklı yıllar
dileğiyle.
Şubat 2009
|